6. Kimliğini ve Tarihsel Mirasını Koruyan Beyoğlu, Yaşasın Beyoğlu!


6. KİMLİĞİNİ VE TARİHSEL MİRASINI KORUYAN BİR BEYOĞLU

 

Kent kimliği, kentin sosyo-ekonomik, kültürel, tarihi, mimari ve doğal özelliklerinin tarihsel süreç içerisinde biçimlenerek bir bütün oluşturmasıdır. Kentleri farklılaştıran kültürel öğe, her kentin kendine özgü bir kent kimliğinin bulunmasıdır. Günümüzde kentlerin kültürel değerlerinin kaybolması günden güne tek tipleşerek sıradanlaşmasına yol açmaktadır. Ayrıca kentlilik ve kentsel koruma bilincinin olmaması, yanlış kentsel dönüşüm projeleri, çarpık ve plansız kentleşmeyle de kültürel doku tahrip edilerek kentlerimiz kimliksizleştirilmektedir. 

Yüzyıllar boyunca sahip olduğu sosyal ve kültürel çeşitliliğiyle İstanbul’un en özel yerleşimlerinden biri olan Beyoğlu, maruz kaldığı uygulamalarla sosyal ve mekânsal belleğini kaybetmekte, proje odaklı mekânsal müdahalelerle giderek kimliksizleştirilmektedir. Bu süreç Beyoğlu’nun kültürel mirasını tehdit ederken, köhneleşmeye paralel olarak kültürel bir yozlaşmayı da beraberinde getirmektedir. 

 

•          Beyoğlu’nda belediye politikalarının ana ilkesi olarak doğal, tarihi ve kültürel çevrenin birbirlerini geliştirerek yaşatılmasını esas alacağız.

•          Kentte yaşayan farklı toplumsal kesimlerin biraradalığını sağlayacağız.

•          Kent kimliğini oluşturan kültürel, tarihi ve mimarlık mirasının sembollerini koruma altına alacağız. 

•          Kentsel dönüşüm projeleriyle ortaya çıkan tek tip yapılara karşı tarihi konut dokusu ve mahalle yapılarını korumaya alacağız.

•          Kent kimliğini korumaya yönelik toplumsal duyarlılık oluşturacağız.

•          Beyoğlu Belediyesi Kent Müzesi ve Beyoğlu Belediyesi Kent Araştırma Merkezi kurarak Beyoğlu’nun tarihi ve kültürel mirasının korunması adına; meslek odaları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte düzenli çalışmalar yapacağız.

 

6.1. KÜLTÜR VE SANATIN MERKEZİ BEYOĞLU

 

Beyoğlu’nun geçmişine baktığımız zaman; Osmanlı’dan itibaren Cumhuriyet tarihi boyunca, bugünkü görünümünün aksine her zaman modernleşmenin, kültür ve sanatın bir simgesi olmuştur. İlk modern belediyecilik, Galata, Pera ve Tophane pilot bölge seçilerek, “Altıncı Daire” adı altında burada uygulanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Beyoğlu, modernleşme projesini temsil eden bir mekân olmuştur. 

Her biri, mimari miras olan tarihi binaları, han ve pasajları, mağazaları, kitapçıları, tiyatroları, sinemaları ve pastaneleriyle birlikte bir kültür ve sanat merkezi olarak hafızalarda yer eder Beyoğlu.

25 yıldır bilinçli olarak sürdürülen plansız ve ranta dayalı kentleşme politikalarıyla Beyoğlu’nun bu tarihsel birikimi ve toplumsal belleği yok edilmiştir.

 

•          Çürümeye terk edilen 64 yıllık Muammer Karaca Tiyatrosu’nu yeniden Beyoğlu’na kazandıracağız.

•          Beyoğlu’nun hafızasını oluşturan, ona ruhunu veren mekânların kapanmasına izin vermeyeceğiz.

•          Beyoğlu’ndaki tiyatrolara ve tarihi sinemalara destek olacağız, sanat galerilerini teşvik edeceğiz.

•          Beyoğlu’nda düzenlenen festivallerin içeriklerine ve kapsamlarına katkıda bulunarak geliştirilmesini sağlayacağız. Ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması ve katılım almasını sağlayacağız. Festivallere mekan ve tanıtım desteği vereceğiz.

•          Genç müzisyenler için prova/konser alanları ve genç tiyatrocular için prova/oyun alanları yaratacağız, küçük ve butik mekanlarda genç sanatçıların seyirciyle buluşmaları amacıyla yeni etkinlik alanları inşa edeceğiz.

•          Her 1 Mayıs öncesi bir hafta boyunca Beyoğlu’nda Beyoğlu Emek Festivali düzenleyeceğiz.

•          Kentin kalbi Taksim ve Gezi Parkı, Haziran günlerinin çok sesliliğinin yaşanacağı, özgürlük rüzgarı esen kamusal alanlar olacak. Beyoğlu’nu emeğiyle hayata tutunanların yeniden keyif aldığı, birlikte öğrenip birlikte eğlendiği bir ilçeye dönüştüreceğiz.

G ö n ü l l ü O l